Rodin ve Çığır Açan 5 Heykeli, modern heykel sanatının sınırlarını zorlayan 5 eserin kültür tarihindeki derin etkisini paylaşıyor.
François Auguste René Rodin, 12 Kasım 1840’ta Paris’te doğdu. Fransız heykeltıraş, modern heykelin öncüsü olarak bilinir. Yaşamı boyunca eserlerinin çoğu eleştirilse de bugün Batı sanat tarihinin en büyük sanatçılarından biri olarak kabul edilmektedir. İşte onun mutlaka bilmeniz gereken beş çığır açan eseri.
Rodin Ve Çığır Açan 5 Heykeli

Auguste Rodin, The Kiss, 1882, Musée Rodin, Paris, Fransa.
1. Rodin Ve Çığır Açan 5 Heykeli – Öpücük (The Kiss)
Bu duyusal heykel, aşkın bu ifadesinin en ünlü betimlemelerinden biridir. Bu heykel, tutkunun ve insan bedeninin duygu yüklü ifadesinin en zarif sembollerinden biri olarak kabul edilir.
19. yüzyılın sonlarında yaratılan bu mermer başyapıt, Paolo ve Francesca’nın Dante’nin İlahi Komedyasındaki trajik aşk hikâyesinden ilham alır. Rodin, çiftin bedenlerini kusursuz bir akış ve yumuşaklıkla şekillendirerek, hem tenselliği hem de masumiyeti tek bir karede buluşturur.
Hareket hâlindeymiş gibi görünen figürler, sanki heykel olmaktan çıkıp nefes alıyormuş izlenimi yaratır. Bu nedenle “Öpücük”, yalnızca bir aşk sahnesi değil; insan doğasının arzuyla, yasakla ve kaderle olan bitmeyen çatışmasının taşta ölümsüzleşmiş hâlidir.

Auguste Rodin, Düşünen Adam, 1904, Rodin Müzesi, Paris, Fransa.
2. Rodin Ve Çığır Açan 5 Heykeli – Düşünen Adam (The Thinker)
Ne düşünüyor olabilir? Bronz heykel, sıklıkla felsefenin bir imgesi olarak yorumlanır. Aslında bu heykel, başlangıçta Rodin’in anıtsal “Cehennemin Kapıları” eserinin bir parçası olarak yaratılmıştı.
Düşünen Adam’ın özgün başlığı “Şair” idi. Heykel, İlahi Komedya’nın yazarı ve Rodin’in “Cehennem Kapıları”na ilham veren Dante’yi temsil ediyordu. Dante, eserini düşünürken cehennemin katlarını gözlemlemek için öne eğilmiş bir halde betimlenmişti.
Bu nedenle Düşünen Adam başlangıçta hem işkence gören bedeniyle neredeyse lanetlenmiş bir ruhu, hem de acısını şiir aracılığıyla aşmaya kararlı özgür düşünen bir insanı simgeliyordu.
Buna da bakın:

Auguste Rodin, The Gates of Hell, alçı döküm, 1917, Musée d’Orsay, Paris, Fransa.
3. Cehennemin Kapıları (The Gates of Hell)
16 August 1880, Rodin, Paris’te kurulması planlanan dekoratif sanatlar müzesi için bronz kapılar yapma görevi aldı. Müze hiç gerçekleşmese de Cehennem Kapıları, Rodin’in kariyerinin merkezine yerleşti ve sanat anlayışını anlamanın anahtarına dönüştü. Sanatçı, bu proje üzerinde otuz yedi yıl boyunca çalışırken kapılardaki iki yüzden fazla figürü sürekli ekledi, çıkardı veya değiştirdi.
Bugün bağımsız şaheserler olarak bilinen Düşünen Adam, Üç Gölge ve Öpüş gibi eserler de ilk olarak bu kapılar için tasarlanmıştı. İlham kaynağı, Dante’nin İlahi Komedyasının “Cehennem” bölümüne dayanıyordu. Rodin, Dante’nin sahnelerini sınırsız bir mekânda ve yerçekimsiz bir dünyada hayal ederek figürlerine radikal bir özgürlük tanıdı.
Sonunda Rodin, Dante’nin anlatılarını birebir takip etmeyi bırakarak Cehennem Kapılarını belirli bir öyküden ziyade evrensel insan duygularını yansıtan bir çalışmaya dönüştürdü. Yasak aşk, acı, ceza, şehvet, anne sevgisi ve derin düşünce gibi temalar figürlerde güçlü bir şekilde hissedilir.
Buna da bakın:

Auguste Rodin,1875–1876
4. Rodin Ve Çığır Açan 5 Heykeli – Tunç Çağı (The age Of Bronze)
Auguste Rodin’in en ünlü eserlerinden biri olan Tunç Çağı (The Age of Bronze), heykeltıraşın doğayı gözlemleme yeteneğini ve modellemeye gösterdiği ustalığı ortaya koyar. Genç Belçikalı asker Auguste Ney’in poz verdiği bu heykel, konuya dair kimlik ipuçları taşımayan yalın bir figürdür.
1877’de Brüksel’de adsız olarak sergilenen eser, Paris Salonu’nda büyük bir skandala yol açmıştır. Ve Rodin’in modeli birebir kalıpladığı iddia edilmiştir. Sanatçı, heykelin canlı kalıptan değil, titiz anatomi çalışmasından doğduğunu kanıtlamak zorunda kalmıştır.
Eleştirmenlerin sonunda suçlamaları geri çekmesi ve heykelin yarattığı büyük yankı, Rodin’e 1880’de Cehennem Kapıları siparişini kazandırmış; böylece eser, sanatçının kariyerindeki önemli bir dönüm noktası hâline gelmiştir.
Buna da bakın:

Auguste Rodin, The Burghers of Calais, 1884–1895, Calais Belediye Binası’nın önünde, Calais, Fransa.
5. Burjuvaları (The Burghers of Calais)
Bu bronz heykel grubu, Yüz Yıl Savaşı (1337–1453) sırasında Fransız liman kenti Calais’nin burjuvalarının teslim oluşunu anmak için yapılmıştır. Bu eser, The Age of Bronze’dan bile daha fazla tartışma yaratmıştır. Çünkü Rodin, tarihi bir sahneyi alegorik figürler olmadan, doğrudan yer seviyesinde tasvir etmeyi seçmiştir.
Ayrıca heykelin doğal gerçekçiliği, açlıktan bitap düşmüş Calais halkının acısını derinden hissettirecek şekilde yapılmıştır.
Rodin’in sanata getirdiği devrimsel bakış açısı ve cesur yorumları heykel tarihinin akışını değiştirdi. Ve geleceğin sanatçıları için yeni kapılar açtı. Bugün bile heyecan uyandıran bu ustalık dolu detaylar, “Rodin ve Çığır Açan 5 Heykeli” başlığı altında toplandığında, sanat tarihinin neden onsuz eksik kalacağını bir kez daha hatırlatır niteliktedir.



