Skip to main content

Bilgi Yanılgısı, ne kadar çok şey bildiğimizi düşündükçe aslında neyi gözden kaçırdığımızı fark edemediğimiz; haklı olduğumuzdan emin olduğumuz anlarda bile zihnin bizi sessizce yanılgıya sürüklediği bir düşünce tuzağıdır.

Hayatta sık sık tartışmalar yaşarız. Özellikle de bir konu hakkında ne kadar haklı olduğumuza dair güçlü bir inancımız varsa. Ancak yeni bir araştırma, bu kendinden emin duruşumuzun aslında yanıltıcı olabileceğini gösteriyor. Bilgi eksikliği içinde olduğumuzu fark etmiyoruz. Ve, bir konu hakkında yeterli bilgiye sahip olduğumuzu düşünerek karar vermek gibi bir eğilimimiz var. Bu bilişsel yanılgıya “bilgi yeterliliği yanılsaması” adı veriliyor.

Bilgi Yanılgısı – Haklı Olduğunuzu Düşünürken Neden Yanılıyor Olabilirsiniz?

Bu yazıda, bilgi yeterliliği yanılsamasının ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve bu durumu nasıl aşabileceğimizi inceleyeceğiz. Özellikle günlük yaşamda yaşadığımız anlaşmazlıklar ve yanlış kararlar üzerinde bu yanılgının etkisi büyük. İşte, bu ilginç yanılsamaya daha yakından bakmak için detaylar.

Bilgi Yanılgısı

Bilgi Yeterliliği Yanılsaması Nedir?

Bilgi Yeterliliği Yanılsaması Nedir?

Ohio Eyalet Üniversitesi’nden Angus Fletcher ve ekibi tarafından yapılan bir çalışmaya göre, insanlar genellikle bir karar vermeden önce ellerinde yeterli bilgi olup olmadığını sorgulamazlar. Birkaç bilgi parçası onları tatmin etmeye yettiğinde, genellikle “Bu doğru gibi görünüyor” diyerek kararlarını verirler. Ancak bu bilgi parçaları her zaman yeterli olmaz. Ve bu durum insanları yanlış kararlar almaya yönlendirir.

Araştırmacılar, insanların eksik bilgiye sahip olduklarında bile kararlarını haklı gördüklerini ve bu kararlarına güven duyduklarını buldular. Bir konuda sadece sınırlı bilgiye sahip olsak bile, tam anlamıyla bilgi sahibi olduğumuzu düşünme eğilimindeyiz. İşte bu yanılsama, bizim yanlış kararlar almamıza neden olabiliyor.

Buna da bakın:

Çalışmanın Detayları ve Bilgi Yanlılığı

Bilgi Yanılgısı – Çalışmanın Detayları ve Bilgi Yanlılığı

Bu çalışma, 1.261 Amerikalı üzerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Katılımcılar üç gruba ayrıldı. Ve her gruba su yetersizliği çeken kurgusal bir okul hakkında farklı makaleler okundu. Bir grup, okulun başka bir okulla birleşmesi gerektiğine dair argümanları okudu. İkinci grup, okulların birleşmeden ayrı kalması gerektiğine dair argümanları okudu. Üçüncü grup ise her iki tarafın da argümanlarını okuma fırsatı buldu.

Sonuçlar, yalnızca yarım bilgiye sahip olan grupların bile yeterince bilgiye sahip olduklarını düşündüklerini gösterdi. Hatta bu gruplar, her iki tarafın da argümanlarını okuyanlara göre kararlarında daha kendinden emin oldular. Yani, insanlar eksik bilgiyle bile doğru kararı verdiklerine inanıyorlardı.

Bu durumun tehlikesi, insanlar bilgi eksikliğini fark etmediğinde, yanlış kararlar almaya devam etmeleridir. Yani, ne kadar az bilgiye sahip olursak, kararlarımızdan o kadar emin oluyoruz. Bu, özellikle günlük yaşamda büyük sorunlara neden olabilir. Ancak çalışmanın bir olumlu yanı da vardı: Eksik bilgiye sahip olan katılımcılar, daha sonra eksik olan diğer tarafın argümanlarını okuduklarında, çoğu fikirlerini değiştirmeye istekliydi.

Buna da bakın:

İdeoloji ve Günlük Yanılgılar

Bilgi Yanılgısı – İdeoloji ve Günlük Yanılgılar

İdeolojik meselelerde bilgi yanlılığını aşmak daha zordur. Özellikle köklü inançlara sahip insanlar, yeni bilgileri kabullenmekte zorlanır. Veya bu bilgileri mevcut düşüncelerine uyacak şekilde yeniden çerçevelendirebilirler. Ancak, Fletcher’a göre, çoğu kişisel çatışma aslında ideolojik değil, sadece günlük yaşamda yaşanan yanlış anlaşılmalar. Bu durumda, karşı tarafın bakış açısını anlamak için daha fazla bilgiye sahip olmanın faydalı olabileceği görülüyor.

Fletcher, insanların anlaşmazlık yaşadıklarında ilk adım olarak “Karşı tarafın perspektifini daha iyi anlamama yardımcı olabilecek bir bilgi mi kaçırıyorum?” diye düşünmeleri gerektiğini öneriyor. Bu basit adım, bilgi yeterliliği yanılsamasını aşmanın ve daha sağlıklı kararlar almanın anahtarıdır.

Bilgi Yanılgısı

Bilgi Yanılgısıyla Nasıl Mücadele Edebiliriz?

Bilgi Yanılgısıyla Nasıl Mücadele Edebiliriz?

İnsanların hikayelerin gücüyle nasıl etkilendiklerini inceleyen Fletcher, bir karar vermeden önce durup tam olarak ne kadar bilgiye sahip olduğumuzu sorgulamamız gerektiğini söylüyor. Çoğu zaman, durumun tüm yönlerini gözden geçirmediğimizi fark etmeden karar veriyoruz. Bu yüzden, bir anlaşmazlıkla karşılaştığınızda ya da bir karar vermeniz gerektiğinde, eksik bilgiye sahip olabileceğinizi düşünmek önemlidir.

“Bu konuda bilmediğim bir şey var mı?” diye düşünmek, sağlıklı ve doğru kararlar almanıza yardımcı olur. Çünkü bilgi yeterliliği yanılsaması, hem kişisel hem de profesyonel yaşamda birçok yanlış anlamaya ve karara yol açar.

Bilgi yeterliliği yanılsaması, insanların karar verme süreçlerinde sıklıkla karşılaştıkları bir bilişsel yanılgıdır. Eksik bilgiye sahip olduğumuzda bile, kararlarımızın doğru olduğuna inanırız. Ve bu güven, yanlış kararlar almamıza neden olur. Ancak, daha fazla bilgi edinmeye açık olmak ve farklı bakış açılarını anlamaya çalışmak, bu yanılsamanın üstesinden gelmenin en etkili yollarından biridir.